Gel ey nazlı bilgelik




Adam elindeki kitabı sehpanın üstüne bıraktı. Kanepeye uzanıp gözlerini kapattı. Az önce okuduğu kitabın kahramanı Alper’i aklında canlandırdı. Her kitap okuyuşunda bunu yapardı. Kitap kahramanlarını hayalinde canlandırır kitabı bire bir yaşardı. Bu işte o kadar çok ustalaşmıştı ki olayları, yerleri, kişileri, hemen hemen her şeyi tam anlamıyla gerçekmiş gibi hissederdi.
Alper ormana park ettiği arabasının arka koltuğunda uyuyakalmıştı. Rüyasında her yeri bembeyaz görüyordu. Aklı karışmış, gözyaşları içindeydi. Kafasını arabanın penceresinden uzatmış kan kusuyordu. Kapıyı açıp çimenlerin üzerinde birkaç adım atıp yere çömeldi. Etrafı kaplayan beyazlık yavaş yavaş renklenmeye başlamıştı. Her şeyi renk olarak görmeye başlamıştı. Taşı, ağacı, toprağı, çimeni. Kendi vücuduna baktı. Ayağını, bacağını, gövdesini göremiyordu. Sadece uçuşan renkleri görüyordu. Panikle ayağa kalktı. Bu korku onu tekrar kusmuklara boğdu. Avuçlarına dolan kusmuk kırmızı renkteydi. Zihni ona kan kustuğunu söylüyordu. Kollarını iki yana açarak, bedenine baktı. Karnında kahverengi bir renk bulutu vardı. Rüzgar bu renkten küçük küçük parçalar koparıp, havaya bırakıyordu. Çenesini biraz daha eğince göğsünün altın sarısı renkte olduğunu, ancak ortasında yumruk büyüklüğünde gri bir alan bulunduğunu gördü. O sırada bir kelebek gri rengin üzerine konup, uçtu. Kelebeği takip etti. Ağaçların üzerinde yavaşça uçan kelebek, yerde bulunan bir rengin üzerine kondu. Göğsündeki altın sarısı rengin aynısıydı bu.. Alper yaklaşarak kelebeğin üzerine konduğu yerden rengi aldı ve ağzına attı.. Aniden tüm renkler ortadan kayboldu ve her yer ağaçlar, bitkiler, taşlarla doldu. Dünyaya geri dönmüştü. Elinde yabani bir otu tutuyordu ve ağzında onu çiğniyordu.Bu sırada Alper uyumakta olduğu arka koltuktan uyandı. Onu ormanlık alanda park etmeye ve arka koltuğa uzanmaya zorlayan kalbindeki şiddetli ağrıdan eser kalmamıştı.

Kanepeye uzanmış adam gözlerini açtı ve doğrularak oturdu. Sehpaya bıraktığı kitabın yanında kırmızı bir pancar vardı. Başında da şiddetli bir ağrı.

Demli Sözler



“Akıllı insana hatasını göster, sana teşekkür eder.
 Cahil kişiye hatasını göster, sana küfür ve hakaret eder.
 İşte akıllı ve cahil arasındaki fark budur...”
Şirazi