17 Haziran 2017 Cumartesi

Yalnızlık üzerine

Mutluluğun gözü kördür,
Yalnızlık sağır.
Ondandır biri tökezleyerek yürür,
Öbürü uykusunda bile bağırır.

Özdemir Asaf


Diyor ki yazar. "İnsanları sevmem için yalnız kalmam lazım."

Hangi yazarın söylediğini hatırlayamadım, belki de uydurdum.


Cemal Süreya:

"Yalnızlığı soruyorlar; yalnızlık bir ovanın düz oluşu gibi bir şey." diyor.

Ne kadar güzel söylemiş.


3 Haziran 2017 Cumartesi

28 Mayıs 2017 Pazar

Değersizim duygusu erteleme yaratır.

Eğer içsel inanç sistemlerimden veya düşünce kalıplarımdan biri "Ben değersiz biriyim" ise, bunun dışa yansımalarından biri de "sürekli erteleme" olacaktır. Erteleme, istediğimizi söylediğimiz şeyi yapmaktan bizi alıkoyan şeylerden biri değil mi? Yapacakları veya olacaklarını söyledikleri şeyleri sürekli erteleyen insanların çoğu, bu yüzden kendilerini suçlamak için çok zaman ve enerji harcarlar. Kendilerine tembel damgası vurur ve "kötü insan" oldukları duygusuna kapılırlar.

Loise Hay, Düşünce Gücüyle Tedavi.

19 Mayıs 2017 Cuma

Kimyasal dinlenme



Düzenliliğin sağlığın ilk adımı olduğunu söyleyen Hipokrat idi. O, birçok çağdaş şifacının da inandığı gibi, ikinci adımın dinlenme olduğuna inanırdı; sadece fiziksel dinlenme değil faka daha da önemli sayılan kimyasal dinlenme. Ancak onun tavsiye ettiği kimyasal dinlenme, bedeni yiyip içmekten alıkoyarak, onun kendi kendini arıtmasına ve içinde birikmiş artık nesneleri atmasına izin vermekti.

Ruhsal Şifa Teknikleri / Keith Sherwood


1 Mayıs 2017 Pazartesi

Bu saatten sonra sarhoşum.

İçtik dostlar,
masada hala dolu bardaklarımız,
bu saatten sonra sarhoşuz.

Şöyle bir kadeh tokuşturalım,
dertlerimiz arada kırılsın
bu saatten sonra sarhoşum.

İyi ki geldik,
az kalsın evde oturacaktık
bu saatten sonra sarhoşuz.

Kaldırın bardakları
öpme zamanı geldi herkesi
bu saatten sonra sarhoşuz.

Bırak kalbin kırıldıysa
bizim kalbimiz sana da yeter
bu saatten sonra sarhoşum.

Hayatı demli yaşamaya geldik,
bulaşsın sana sarhoşluğumuz
bu saatten sonra sarhoşuz.

Eyy hayat
bu saatten sonra çok sarhoşuz.

30 Nisan 2017 Pazar

İçimizdeki Şaman / Nil Gün

Foça 2009 / Demli Hayat


Küçük bir alıntı,

"Bazen yaşananları düşündükçe uyku uyuyamaz ya da çok uyur, yemek yiyemez ya da çok yer, kabuslar görebilir, vücudumuzda hayali ağrılar yaratabiliriz. Aslında tüm bunlar orijinal korku yaratan olguyla bağlantımızı tamamlamak ve özgürleşmek içindir. Kabuslar bu deneyimden öğrenmemiz gereken ve kaçırdığımız bazı verileri bize sunmak içindir. Kabusları bilinçlice aşmak için uyanık halde olayı hayalimizde yeniden yaşamak gerekir. Bilinçle yaşanan bir olaya bilinçaltı artık müdahale etmez."

Nil Gün

26 Mart 2017 Pazar

Ben o kadar zengin değilim.

Cemil Bey işyerinin en eski çalışanlarındandır. Çalışanların hepsi onu tanır ama birçoğu onunla konuşmayı tercih etmez. Hatta bazı özellikleri alay konusu bile olmuştur. Her öğle arası iş yerini yemekhanesine yemeğini yer, biraz caddede dolaşır daha iş başlamadan önce odasına gelir çayını içer.

O gün işyeri çalışanlarından iki kadın cadde üzerindeki yakınlarda bir kafeye oturmuş yemek yiyorlardır. Uzaklardan yürüyüş halindeki Cemil Bey' i görünce sohbet konuları hemen değişmiştir.

- Ayy şu gelen Cemil Bey'i görüyor musun? Ömrümde onun kadar cimrisine rastlamadım. Allah ailesine sabır versin. Pinti mi pinti, cimri mi cimri böylesini görmedim.

-Vallahi haklısın. Ben yıllardır tanırım, her öğlen yemekhaneden yemek yer,  dışarıda bir bardak çay içtiğini görmedim. İnsan arada bir çıkıp dışarıda şöyle bir bardak olsun çay içmez mi? Mezara götürecek paraları...

-Doğru söylüyorsun. Bir arkadaşına çay ısmarlamışlığı yoktur. Cimri herifin teki..

O sırada masaya hesap gelmiştir. 40 TL gelen hesabı iki arkadaş bölüşmüştür. Cemil Bey kafenin bahçesinde oturan iki arkadaşın yanından sessizce geçip gitmiştir. Arkasından baktıkları Cemil Bey'in kolundan bir kişinin çekiştirdiğini görür iki arkadaş. Yaşlı bir kadın Cemil Bey' i kolundan tutmuştur. Pek dilenciye benzememekle birlikte Cemil Bey' den bir şeyler istediği anlaşılmaktadır. Cemil Bey ceketinin düğmelerini açar ve iç cebinden bir zarf çıkarır. O sırada cebinde bir çok zarf daha olduğunu görür iki arkadaş. Cemil Bey çıkardığı beyaz zarfı kadına verir. Yaşıl kadın elinde zarf Cemil Bey'in yanından uzaklaşarak cafenin önüne gelir. Elindeki zarfı yırtmadan sakince açar sanki daha önce defalarca yaptığı gibi. Yaşlı kadının açtığı zarfın içinde 100 TL' lik dört beş banknotu anca sayabilir iki arkadaş. Yaşlı kadın başını göğe kaldırıp dudaklarını mırıldatır. Cemil Bey çoktan işyerine varmıştır.
İki kadın hiç konuşamadan düşüncelere dalar.
"Bu kadar parayı bir dilenciye verecek kadar zengin değildir ikisi de."


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...