Ben o kadar zengin değilim.



Cemil Bey işyerinin en eski çalışanlarındandır. Çalışanların hepsi onu tanır ama birçoğu onunla konuşmayı tercih etmez. Hatta bazı özellikleri alay konusu bile olmuştur. Her öğle arası iş yerini yemekhanesine yemeğini yer, biraz caddede dolaşır daha iş başlamadan önce odasına gelir çayını içer.

O gün işyeri çalışanlarından iki kadın cadde üzerindeki yakınlarda bir kafeye oturmuş yemek yiyorlardır. Uzaklardan yürüyüş halindeki Cemil Bey' i görünce sohbet konuları hemen değişmiştir.

- Ayy şu gelen Cemil Bey'i görüyor musun? Ömrümde onun kadar cimrisine rastlamadım. Allah ailesine sabır versin. Pinti mi pinti, cimri mi cimri böylesini görmedim.

-Vallahi haklısın. Ben yıllardır tanırım, her öğlen yemekhaneden yemek yer,  dışarıda bir bardak çay içtiğini görmedim. İnsan arada bir çıkıp dışarıda şöyle bir bardak olsun çay içmez mi? Mezara götürecek paraları...

-Doğru söylüyorsun. Bir arkadaşına çay ısmarlamışlığı yoktur. Cimri herifin teki..

O sırada masaya hesap gelmiştir. 40 TL gelen hesabı iki arkadaş bölüşmüştür. Cemil Bey kafenin bahçesinde oturan iki arkadaşın yanından sessizce geçip gitmiştir. Arkasından baktıkları Cemil Bey'in kolundan bir kişinin çekiştirdiğini görür iki arkadaş. Yaşlı bir kadın Cemil Bey' i kolundan tutmuştur. Pek dilenciye benzememekle birlikte Cemil Bey' den bir şeyler istediği anlaşılmaktadır. Cemil Bey ceketinin düğmelerini açar ve iç cebinden bir zarf çıkarır. O sırada cebinde bir çok zarf daha olduğunu görür iki arkadaş. Cemil Bey çıkardığı beyaz zarfı kadına verir. Yaşıl kadın elinde zarf Cemil Bey'in yanından uzaklaşarak cafenin önüne gelir. Elindeki zarfı yırtmadan sakince açar sanki daha önce defalarca yaptığı gibi. Yaşlı kadının açtığı zarfın içinde 100 TL' lik dört beş banknotu anca sayabilir iki arkadaş. Yaşlı kadın başını göğe kaldırıp dudaklarını mırıldatır. Cemil Bey çoktan işyerine varmıştır.
İki kadın hiç konuşamadan düşüncelere dalar.
"Bu kadar parayı bir dilenciye verecek kadar zengin değildir ikisi de."


Yorumlar