2 Kasım 2016 Çarşamba

Ziyan edilmiş mental enerji

Görsel: Abu Deresi / Abu Köyü / Fındıklı

Öncelikle bir şeyde anlaşalım Onları seviyorsun.Çoğunu. Onları harikulade şekilde kendine acımak ve üzerine ilgiyi çekmek için kullanıyorsun. Bazı anlarda hastalığını sevmediğin zamanlar da oldu. Çünkü çok ileri gittiler. Onları yaratmandaki amacın tahminin de ötesine gitti.

Şimdi artık bildiğin şeyler konusunda anlaşalım; tüm hastalıklar, kendi yarattıklarınızdır. Bugün geleneksel tıp doktorları bile, insanların kendilerini nasıl hasta ettikleri konusunda hemfikirler. Çoğu insan bunu bilinçsizce yapıyor. (Hatta ne yaptıklarının farkında bile olmadan.) Hastalandıklarında ise neye uğradıklarına şaşırıyorlar. Hastalıklarını kendilerini kendilerine yaptığı bir şey olarak düşünmek yerine, başlarına gelen bir şey olarak algılıyorlar.

Çünkü çoğu insan -sadece sağlık konusunda ve sonuçlarında değil- tüm yaşamlarını bilinçsizce sürdürüyor.

İnsanlar sigara içiyor ve neden kanser olduklarına şaşırıyor.

İnsanlar hayvanları yiyor, aşırı yağ tüketiyor ve neden damarlarının tıkandığına şaşırıyor.

İnsanlar yaşamları boyunca kızgın yaşıyor ve neden kalp krizi geçirdiğine şaşırıyor

İnsanlar; acımasızca ve büyük stres altında başkalarıyla rekabete girişiyor ve neden felç geçirdiklerine şaşırıyor.

Açıkça görülmeyen bir şey de,çoğu insan kendisini öldürecek kadar endişe içinde yaşıyor.

Endişe, nefretten sonra, insanın kendisine ölümcül zarar verdiği en kötü zihin aktivitesidir. Endişenin hiç bir amacı yoktur. Ziyan edilmiş mental enerjidir. Endişe aynı zamanda bedene müthiş zarar veren biyokimyasal reaksiyon yaratır. Hazımsızlıktan, kalp krizine kadar her türlü hastalığa neden olur. Endişe bittiğinde, sağlık bir anda düzelir. Endişe, Benimle bağlantısını bilmeyen zihnin aktivitesidir. Nefret, en zararlı zihinsel durumdur. Bedeni zehirler ve sonuçları düzeltilmeyecek kadar vahimdir.

Korku olduğunuz her şeyin tam zıddıdır. Bu yüzden mental ve fiziksel sağlığınızın tam zıddı sonuçlar yaratır. Korku büyümüş endişelerdir.

Endişe, nefret, korku, - anksiyete, acı çekme, sabırsızlık, hırs, tamah, anlayışsızlık, yargılama ve suçlama- gibi ürünleriyle birlikte bedene, hücresel boyutta saldırır. Bu koşullarda sağlıklı bedene sahip olmak imkansızdır.

Tanrı ile Sohbet / Neale Donald Walsch

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...