4 Mart 2016 Cuma

Işınla beni Scotty - Beam me up Scotty

Atılgan'ı  herkes çok iyi bilir. Kaptan Kirk' ün meşhur sözüdür "Işınla beni Scotty."  Kaptan Kirk'ün en zor anlarında bir kurtuluş sözcüğüdür bu. Bütün gemi mürettebatı gemiye ışınlanıverir.

Çocukken biz de bileğimize basar, "Işınla beni Scotty" diye oyun oynardık. Daha büyüdüğümüzde keşke ışınlama diye bir şey olsa şimdi istediğimiz yere gitsek derdik.

Peki nedir bu ışınlanma...
Yüzyıllardır insanlık ışınlamanın formülünü aramıştır. Bu konuda birçok deneyler yapılmış ve çok çeşitli iddialar ortaya atılmıştır. 2006 yılında Niels Bohr Enstitüsündeki bilim adamları ışık ve gaz atomları arasında ışınlanma olayını gerçekleştirdiklerini bildirmişlerdir. Birçok makalede atomların yüzlerce kilometre uzağa gönderildiğine dair yazılar mevcuttur. Hatta yıllar öncesinde Philedelphia Deneyinden bahsedilmektedir. Bu deneye göre bilim adamlarını bir destroyeri 600 km'lik bir mesafeye götürüp, geri getirdiği iddia edilmektedir. Ancak ABD askeri kayıtlarında buna yönelik bir bilgi olmadığını açıklamıştır.

Tüm bu bilimsel deneylerin ve iddiaların ötesinde sizlere başka bir şey anlatmak istiyorum.
Gerçekte hemen yarın ışınlanmanın icat edildiğini düşünün. Hatta bunu telefonlarımıza yükleyeceğimiz basit bir programla yapabileceğimizi hayal edin. Programı çalıştırıyoruz, google maps'i açıyoruz, koordinatları seçiyoruz ve tamama basıyoruz. Hoooooop "Işınla beni Scotty."
Peki hayatımızda neler değişirdi. 


Bayanlar için söylüyoum; sabah kalktınız, işe gitmek için giyinmemiz gerek, ama en çok sevdiğiniz ayakkabı arkadaşınızın evinde kalmış. Cep telefonunuzda programı çalıştırıyorsunuz, arkadaşınızın evine gidiyorsunuz, arkadaşınız uyuyor, uyusun boş verin, ayakkabıyı alıp geri geliyorsunuz, hatta geri gelmiyorsunuz oradan hooop işe..
Erkekler için söylüyorum; iştesiniz, patron yok, bas düğmeye, hooopppp Puket Adası, fıstıklarla plajda, hemen biraz yüzün,telefon çalıyor, patron geldi, hooooop işe masaya...Eşiniz mutfakta yemek yapıyor, bas tuşa hatunların yanına, sonra hoooop geri eve..
Öğrencileri düşünsenize, istedikleri okula hooopp, dersten kafeyeee hooppp
İşin şakası bu....
Gerçekte ne olur. Tüm insanlık son bulur. Evet iddiam bu insanlık son bulur. Nasıl mı?
Önce fiziksel çevreden başlayayım. Yollara ihtiyaç yok. Yani şehirlere, şehirler arasına yol yapmaya gerek yok. Çünkü kimse kullanmaz. Arabalara, uçaklara, trenlere hiçbirine ihtiyaç yok. Petrole ihtiyaç yok. Yani seyahat için hiç kimse para harcamayacak. Sonuç olarak şehirlerde yolların sokakların olmadığını düşünün. Çünkü hiç kimse bunları kullanmayacak.
Petrole ihtiyaç yok dedim az önce. Petrole yakıt için ihtiyaç olmadığında dünyanın dengelerinin nasıl altüst olacağını hayal edin. Bütün uluslararası kurallar ve dengeler değişecek.
Otellere ihtiyaç yok. Çünkü kimse otelde kalmayacak İstediğiniz yere ışınlanma imkanı varken otele kim para harcar.
Okullara, ihtiyaç yok. Niye okuyalım ki..
İstanbul' a 200.000 yataklı bir hastane yeter, bütün doktorlar ve hastalar oraya ışınlanır.
Yani hayatımızda şu an önemli olan birçok maddi şeye ihtiyaç kalmaz..
Duygusal yaşantımıza baktığımızda; aldatmalar, yalanlar, ikiyüzlülük, hırsızlık gibi aklınıza gelebilecek her şey alır başını yürür...
Sizin aklınıza gelen neler var onları merak ediyorum...

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...