Dilek Köşesi



Sarı kafalı çocuk sokağa çıktı. Bir köy kadar nüfusu olan bir sitede oturuyordu. İlkbaharın ilk günleriydi.  Sitedeki oyun parkına kadar ilerledi. Elinde taşıdığı masayı açarak ayaklarını sabitledi. Masanın üstüne, koltuğunun altına sıkıştırdığı örtüyü serdi. Tekrar evine gitti. Çocuklar parkta oynuyor, anneleri banklarda oturmuş çocuklarını izleyerek sohbet ediyorlardı. Sitenin küçük yollarında yaşlılar yürüyüş yapıyorlardı.

Sarı kafa yeniden parka doğru yürüyordu. Elinde kendisi kadar büyük olan bir kutu taşıyordu. Kutuyu masanın üstüne koydu. İçinden çıkardığı plastik çubukları birleştirerek ayaklı bir pano yaptı. Panoyu masanın arkasına yerleştirdi. Yine kutudan çıkardığı üstünde büyük harflerin kesilerek yazıldığı kartonları panoya astı. Üzerinde "Dilek Köşesi" yazıyordu.
Sonunda dekorunu bitirdi. Bir masa, masanın arkasında ise üzerinde "Dilek Köşesi" yazılı ayaklı bir pano..

Masanın üstüne bir defter ve kalem koydu. İlk sayfasına şöyle yazdı;
-"Bu bir dilek defteridir. Herkes dileğini buraya yazsın ve panoya assın"

Saatler sonra oyun oynayan çocukların dikkatini çekmişti bu dekoru. Yolda yürüyüş yapan diğer insanların da.

Akşama kadar gelip gidenler, panoyu inceleyenler hatta sarı kafa ile sohbet edenler de oldu.

Ama bütün bir gün boyunca hiç kimse dilek yazmadı ve panoya asmadı.

Sarı kafa dışında.

Dilek tutmayı bile unutmuştu insanlar. Hayal etmeyi....İstemeyi... 

Yorumlar