20 Aralık 2015 Pazar

Hayatımı değiştiren olaylar

İlkokul son sınıftaydım. Başarılı bir öğrenci miydim bilmiyorum? Zaten o zamanlarda bir ilkokul öğrencisi için başarılı olmak, sınıfınızdaki kişilerle aranızdaki farkla ölçülebilirdi ancak. İlkokula ait anılarım da zaten oldukça zayıftı. Ancak başımdan geçen bir olay vardı ki hiç unutmamıştım. Ekim ayının bir cumartesi günüydü. Sabah saatleriydi. İzmir Göztepe Kız Meslek Lisesi' nin bahçesinde top oynuyorduk. Top bir an için merdivenle inilen başka bir bahçeye düştü. Her zamanki gibi hiç kimse topu almaya gitmek istemiyordu. Herkes birbirine bakıp bekliyordu. İşte o sırada merdivenlerden benim yaşlarımda bir kız çocuğu elinde topla geldi. Topu diğer arkadaşlarımın olduğu tarafa atarak bana doğru ilerledi. "Benimle gelmen gerekiyor." dedi. Çok etkileyici, büyülü bir kızdı. Küçük yaşta bile bu farkettiğim bir ayrıntıydı. Nedense hiç itiraz etmedim. Hemen peşine takıldım. Bir saatten fazla sokakların arasında yürüdük. Daha sonradan Göztepe'den Halil Rıfat Paşa'ya kadar yürüdüğümüzü öğrenmiştim. Eskilerin beton yol dediği bir yere gelmiştik. Kız beni başka bir okulun bahçesine götürmüştü. Okul açıktı. Üçüncü katta 207 no'lu sınıfın önüne gelmiştik. "İçeri gir başlamak üzere." dedi. Sınıfa girdim. İçeride bütün sıralar doluydu. Öğretmen "Çabuk acele et. En arkaya geç sınav yeni başladı." dedi. En arka sıraya oturdum. Önüme bir sınav kitapçığı, birde çoktan seçmeli sınavların işaretlendiği bir cevap anahtarı koymuşlardı. Ömrümde ilk kez bunları görüyordum. Öğretmen bu durumumu anlamış olacak ki, soru kitapçığını açarak bu soruyu oku cevabı da bu kağıttan kutucuklara işaretle diye anlatmıştı.
Her şeyi daha sonradan öğrenmiştim. Burası İzmir Büyük Dershane' ydi. Bu haftasonu yapılan seviye tespit sınavıydı ve ben bu sınavda dereceye girmiştim. Ücretsiz olarak kaydettiler. Orta okulu ve liseyi en iyi derecelerle bitirdim. Üniversite sınavında yüksek bir puanla Hacettepe Tıp Fakültesine girdim.
O günkü o kız bütün hayatımın akışını değiştirmişti. Ben de diğer arkadaşlarım gibi ilkokulu bitirecek ve sonra da çırak olarak bir yerlerde çalışacakken, bir dershanenin özellikli öğrencisi olmuş, yıllarca başarılı bir okul hayatı geçirmiştim.  
Uzun yıllara bu olayı unutmuştum. Sanki hiç yaşanmamıştı.
Üniversite birinci sınıftaydım. Final sınavında  yine soru kitapçıkları önümde cevap anahtarında soruları işaretlemiştim. Sınavın bitmesine birkaç dakika kalmıştı. Denetmenlerden biri topuklu ayakkabısının çıkardığı sesle amfideki merdivenleri inerek yavaşça yanıma yaklaştı. Cevap anahtarımı eliyle kapattı. Başımı kaldırıp denetmene baktım. Kağıttan elini çekti. İki yüz soru nun tamamını işaretlemiş olmama rağmen, elini kağıdın üzerinden çektiği anda cevap kağıdı tamamen silinmişti. Bomboştu. Şaşkınlıkla denetmene baktım. O yüzü ikinci kez görüyordum. Yüz hatları hiç değişmemişti. İzmir Göztepe Kız Melek Lisesi bahçesindeki ilk gördüğüm andan hiç farkı yoktu. Sadece fiziki olarak büyümüştü. O sırada zil çaldı, sınav bitmişti. Soru kitapçığını ve cevap kağıdını alarak yanımdan uzaklaştı. O yıl sınıfta kaldım. Hayatım yine tamamen değişti.
Peki bütün bunları niye yazıyorum. 
Bu hafta sonu Mevsim'i bale kursuna götürmüştüm. Ansera' da kafe'de dersin bitmesini bekliyordum. Başım önde Tanrılar Okulu' nu okuyordum. Masama biri yaklaşıp oturdu. Başımı kaldırdığımda onu gördüm. Görür görmez tanıdım. "Yaz" dedi. "Anlamadım. Neyi yazayım dedim." Tekrar "Yaz" dedi ve hızlıca kalkıp gitti.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...