31 Ekim 2015 Cumartesi

Ünzile-Şebnem Ferah

Ünzile
Şebnem Ferah
Sezen Aksu şarkısı
Sözler Aysel Gürel


Aysel Gürel'in bir Anadolu turnesinde küçük bir köyde tanıştığı Ünzile' nin hikayesidir.

30 Ekim 2015 Cuma

Hooponopono - Hawaiili Şifacıların Sırrı

Ho'oponopono - Hawaiili Şifacıların Sırrı
Maria-Elisa Hurtada-Graciet
Dr.Luc Bodin




Araştırmaların beni, beni neredeyse acımasızca, geleneksel tıptan enerji tıbbına yöneltti. Sonra, enerji tıbbıyla elde edilen inkar edilemez sonuçların açıklamasını araştırırken, kuantum fiziği öğrenmeye başladım. Bu sırada, beynimdeki bütün uyarı ışıkları aynı anda yanıp sönmeye başlamıştı. Önceleri, Einstein ve birçokları tarafından ortaya konmalarının üstünden neredeyse bir yüzyıl geçtiği halde, yaşam ve evrene bakışımızı tamamen alt üst eden bu olağanüstü keşiflerin halkın büyük bir bölümüne ne kadar yabancı olduklarını fark ederek çok şaşırmıştım. Bunu bir yana bırakırsak, fiziğin ne kadar olağanüstü olduğunu ve hem felsefeye hem de ruhsallığa çok yakın olduğunu kavradım. Zihnin maddeye etki edebildiğini ve onu değiştirebildiğini, neredeyse keyfine göre dönüştürebildiğini gösteriyor; hatta bunu kanıtlıyor. Ayrıca, sicim kuramı Evrendeki her şeyin bağlı -daha doğrusui birbirine bağlı- olduğunu kusursuz bir biçimde açıklıyor.
Ho'oponopono'yu incelemeye ilk başladığımda, bu yaşam görüşünün doğru olduğunu ilk anda anladım. Yalnızca birbirimize bağlı olmakla kalmayıp aslında çevremizle ve Evren' le bir bütün oluşturduğumuzu göstererek Kuantum fiziği teorilerinin yerini alıyor ve onları genişletiyordu. İçimiz ve dışımız aslında birdi. Böyle ortaya konunca, yaşamımızın ve onu oluşturan irili ufaklı bütün olayların yaratıcıları olduğumuzu anlamak kolaylaşıyor. Düşüncelerimiz enerji sezgileri doğrultusunda, aynı zamanda olumsuz kalıplarına, sınırlayıcı inançlarına, hatalı anılarına, geçersiz korkularına bağlı olarak da kendine göre biçimlendiriyor ve böylece ışık ile gölgelerden oluşan bir dünya yaratıyordu.
Bütün bunlar teorikti ve aklımı muhteşem bir yaşam kavramıyla doldurmuşlardı... Çok şanslıydım ki Ho'oponopono ayaklarımı yeniden yere bastırmıştı. Onun sayesinde , teori uygulama haline gelmişti ve giderek yaşamdaki olayları yeni bir gözle görmeye başlamıştım.
Dr.Luc Bodin, Önsöz'den bir pasaj.

18 Ekim 2015 Pazar

Süleymanın Anahtarı-Jose Rodrigues Dos Soantos

Süleyman'ın Anahtarı - Jose Rodrigues Dos Santos



Kitabı bugün bitirdim. Süleyman'ın Anahtarının ardından kalanlar;

Tomas yalnız Peter Bellamy'nin neler döndüğünü bildiğini anladı. Birkaç dakikada her şeyi özetlemek kolay olmayacaktı fakat seçme şansı yoktu.

"Zaman sınırlı olduğundan, ispatlamakla uğraşmadan Kuantum Gözü'nü anlamak için önemli bazı savlar sıralayacağım," diye uyardı. "Zaten bildiğiniz şeylerse, daha iyi."

"Hadi bakalım!" dedi Fuchs.

Portekizli boğazını temizledi.

"Özellikle Newton' ın keşifleri ve Einstein' ın görecelik teorilerine dayanan klasik fizik, makrokozmosun gerçek ve determinist dünyasını ele alır. Misal, klasik fizik yasalarını ve Ay'ın konum ve hızını bildiğimiz taktirde, onun nerede olduğunu belirleyebiliriz. Kainatı oluşturan tüm nesnelerin konum ve hızları hakkında verilere sahip olunsa, evrenin geçmiş ve gelecekteki bütün hikayesi bilinebilirdi. Bir göktaşı canı öyle istediği için değil, zorunda olduğu için sağa veya sola döner çünkü klasik fiziğin yasalarınca yönetilir. Makrokosmostaki nesnelerin hepsinin davranışının belirlenmiş olduğu söylenebilir."

"Orası kesin" dedi Fuchs silahını göstererek. "Balistik deterministtir. Merminin yola çıktığı anki hızı bilinirse, yerçekiminin etkisi ve atış anında esen rüzgar hesaplanırsa, kurşunun nereye varacağı kesin bir şekilde öngörülebilir. Aslında keskin nişancıların neredeyse içgüdüsel olarak yaptıkları budur zaten."

"Doğru," diye onayladı Tomas. "Bununla birlikte kuantum fiziği, mikrokozmosun, yani atomlar dünyasının tamamen farklı bir tarzda davrandığını keşfetti. Mesela elektronlar, hiçbir şey onları buna zorlamadan ve aracı bir durum ya da yörüngeden geçmeksizin, bir durumdan diğerine, yüksek bir yörüngene alçak bir tanesine geçebiliyorlar. Aslında aynın anda her yerdeler ve A noktasından B noktasına giderken, eş zamanlı olarak bütün yolları kat ediyorlar. Daha da inanılmazı, bazı fizikçiler bilimsel değeri kanıtlanmış hesaplama ve deneylere dayanarak bir gözlemcinin, bugünden, bir elektron veya fotonun dünkü hareketini etkileyebildiğini kabul ediyorlar. Ki bu da sadece farklı olası geleceklerin değil, başka muhtemel geçmişlerin de var olduğu anlamına geliyor. Daha da tuhafı, maddenin, gözlenmediği sürece, bizim onu bildiğimiz haliyle var olmaması. O zaman sadece, Schrödinger Denklemi' nde psi'yle simgelenmiş dalga fonksiyonu denen şeyle betimlenen, dalga halinde potansiyel bir varlığı oluyor. Dahası, gerçeklik yalnız gözleme değil son tahlilde bilincin kendisine bağlı. Bilinçli olarak mikrokozmosu gözlemeye karar vermenin, o mikrokozmosun gerçekliğini değiştirdiği keşfedildi. Mesela ben bir elektron ya da fotonu dolaylı gözlem adını vereceğim bir şekilde gözlemeye karar verirsem, gerçeklik uzaya yayılan bir dalga oluyor. Ama onu, doğrudan gözlem diyeceğim başka bir tarzda gözlemeye karar verirsem, dalga fonksiyonu çöküyor ve elektron ya da foton, uzayın tek bir noktasındaki parçacıklar haline geliyor."

"Başka bir deyişle elektron hem dalga hem de parçacık oluyor," diye araya girdi Peter özetlemeye çalışarak.

"Yanlış. Dalgayken, elektron yalnızca dalgadır. Parçacığa dönüştüğündeyse, sadece parçacıktır. Elektronun alacağı şekil bilinçli olarak yapmaya karar verilen gözlem tipine bağlı olacaktır. Bu keşfin derin mantıksal sonuçlarını kavrıyor musunuz? Şu ya da bu şekilde gözlemeye dair alınan bilinçli karar gerçekliğin esas niteliğini değiştiriyor."

"Kusura bakmayın ama tüm bunlar benim şu meşhur Uzay Yolu' mdan fırlamışa benziyor," dedi Fuchs sırıtarak. "Saf bilimkurgu!"


11 Ekim 2015 Pazar

Jiddu Krishnamurti-Siz Kimsiniz? - Ben Kimim?

Jiddu Krishnamurti-Siz Kimsiniz? - Ben Kimim?




Siz Kimsiniz?
Bu önemli bir soru mu?
Ya da sorulması gereken "Ben kimim mi?"
Niye kendinizi değil de benim kim olduğumu soruyorssunuz?
Kendimin kim olduğunu anlatırsam ne fark edecek?
Bu sadece yüzeysel bir merak öyle değil mi?
Vitrinde menü okumaya benziyor,
restorana girmeli yemek yemelisiniz.
Yoksa dışarıdan menüyü okumak açlığınızı gidermeyecektir.
Kim olduğumu söylemem.
gerçekten tamamen anlamsız,
Öncelikle ben hiç kimse değilim.
Hepsi bu.İşte bu kadar basit.
Ben hiç kimseyim.
Ama asıl önemli olan sizin kim olduğunuz.
Krishnamurti

Azra Kohen _ Münir Üstün 11 Mart 2015 Bibliyofil

Azra Kohen _ Münir Üstün 11 Mart 2015


 

Imagine _ All The People Living Life In Peace



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...